Lipid profili neyi ölçer?

Lipid profili, halk arasındaki adıyla kolesterol tahlili, dört şeyi ölçer: total kolesterol, LDL kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserit. TEMD kılavuzu taramada HDL dışı kolesterolün de yer almasını önerir; bu ek bir test değil, total kolesterolden HDL'nin çıkarılmasıyla aynı tüpten yapılan bir hesaptır.

LDL de çoğu laboratuvarda doğrudan ölçülmez, hesaplanır. Türk Kardiyoloji Derneği'nin aktardığı Friedewald formülü şöyledir: LDL = total kolesterol − (HDL + trigliserit / 5). TEMD'ye göre bu formülün doğruluğu trigliserit 200 mg/dL'yi geçince azalır, 400 mg/dL'nin üzerinde ise kullanılamaz; bu durumda LDL'nin doğrudan ölçülmesi gerekir.

Dört ya da beş satır ve hepsi aynı şekilde okunmaz. Trigliserit ve HDL sıradan laboratuvar sonuçları gibi davranır. LDL ise genellikle öyle değildir: laboratuvara değil size bağlı bir hedefe göre değerlendirilir.

Aralık değil, hedef olan satır

Total kolesterol, HDL ve trigliserit referans aralıklarına göre verilir. LDL kolesterol ise bir hedefe göre okunur ve bu hedef kalp-damar riskinize bağlıdır. TEMD kılavuzu bu riski SCORE puanlamasıyla hesaplar ve tedaviyi buna göre önerir: riski ne olursa olsun LDL'si 190 mg/dL ve üzerinde olanlarda, SCORE riski %5 ile %10 arasında olup LDL'si 100 mg/dL ve üzerinde olanlarda, riski %10 ve üzerinde olup LDL'si 70 mg/dL ve üzerinde olanlarda yaşam tarzı değişikliğiyle birlikte statin.

Bu yüzden aynı LDL'ye sahip iki kişiden birinin sonucu işaretli, ötekininki işaretsiz olabilir ve iki sonuç da doğrudur. Kalp krizi geçirmiş biriyle hiçbir risk etkeni olmayan biri, bir cihazın değil bir hekimin belirlediği farklı hedeflere göre ölçülür. Türk Kardiyoloji Derneği de aynı örneği verir: başka risk etkeni olmayan menopoz öncesi bir kadında risk oluşturmayan bir kolesterol düzeyi, kalp krizi geçirmiş 55 yaşındaki bir erkekte ilaç tedavisini gerektirebilir.

Sonuç kâğıdınız LDL için bir aralık basıyorsa, onu sizin hedefiniz olarak değil, laboratuvarın varsayılanı olarak okuyun. Size uygulanan sayı kâğıttan değil, muayeneden gelir.

Lipid profili için aç olmak gerekir mi?

Çoğu zaman şart değildir. Avrupa Ateroskleroz Derneği ile Avrupa Klinik Kimya ve Laboratuvar Tıbbı Federasyonu 2016'dan beri rutin olarak açlık gerektirmeyen örnekleri önerir. TEMD'nin 2021 kılavuzu da aynı yöndedir: dislipidemi taraması için açlık kanı tercih edilse de tok olarak da kan verilebilir.

Gerekçe farkın büyüklüğüdür. TEMD'nin aktardığına göre, olağan yağ içeriğine sahip bir yemekten sonra trigliserit en fazla %20 artar, LDL yaklaşık %10 azalır; total kolesterol, HDL ve HDL dışı kolesterol ise değişmez. Açlık kanının kalp-damar riskini daha iyi tahmin ettiğine dair bir kanıt da yoktur. Günün çoğunu kahvaltıdan önce değil bir öğünden sonra geçirdiğimiz için, tok bir örnek gündelik hayatı en az o kadar iyi yansıtır.

Açlık bir durumda yeniden düşünülür: tok ölçülen trigliserit 440 mg/dL'nin üzerinde çıktığında ölçüm aç olarak tekrarlanır. Bazı laboratuvarlar yine de lipid profili için açlık ister; örneğin Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi laboratuvarı en az sekiz saatlik açlık şartı koyar. Size 8 ila 12 saat açlık söylendiyse, sizin örneğiniz için geçerli olan bu talimattır.

Satırlar birbirine nasıl bağlanır?

Trigliserit, dün ne yaptığınızdan en çok etkilenen satırdır: bir öğün onu yükseltir, önceki akşam içilen alkol de. TEMD, trigliseritin günden güne, aydan aya ve mevsimden mevsime %20 ile %40 arasında değişebildiğini, en düşük düzeyin gece saat 03.00 civarında, en yüksek düzeyin öğleden sonra ölçüldüğünü belirtir. Tok bir örnekteki tek bir yüksek trigliserit, göründüğü kadar önemli bir bulgu nadiren olur.

HDL yavaş değişir ve bir öğünden etkilenmez. Sigaranın görüldüğü bir satırdır da: kişileri içilen sigara miktarına göre gruplayan bir çalışmada, sigara içenlerde total kolesterol, trigliserit ve LDL daha yüksek, HDL daha düşüktü; en belirgin tablo çok içenlerdeydi.

Birçok sonuçta basılan HDL dışı kolesterol, damar duvarında birikebilen parçacıkların taşıdığı tüm kolesterolü toplar. TEMD'ye göre HDL dışı kolesterol hedefi, LDL hedefinin 30 mg/dL üzerindedir ve tok ölçülebilmesi bir avantajdır.

İşaretler neden sonuçtan sonuca değişir?

Bir lipid satırının yanındaki işaret, tek bir evrensel normale değil, laboratuvarın seçtiği kesme noktasına bağlıdır. Örneğin Avrupa uzlaşısı tok örneklerde trigliserit 175 mg/dL ve üzeri, total kolesterol 190 ve üzeri, LDL 115 ve üzeri, HDL 40 ve altı için işaret konmasını, açlık trigliseritinde ise 150'den itibaren işaret konmasını önerir. Başka laboratuvarlar başka sayılar basar; aynı sonuç bir kâğıtta işaretli, ötekinde işaretsiz olabilir.

Ölçüm de kendi içinde oynar. TEMD'ye göre trigliserit iki ölçüm arasında %20'den fazla, total kolesterol %5 ile %10 arasında farklılık gösterebilir ve tedavi kararı vermeden önce ölçümün bir kez daha tekrarlanması önerilir. Kılavuzun özetlediği Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kurallarına göre de (Mayıs 2020 itibarıyla), statine uzman hekim raporuyla başlanabilmesi için son altı ayda en az bir hafta arayla yapılmış iki ölçümün ikisinde de yüksek kan yağı görülmesi gerekiyordu. Hekiminiz ikinci bir tahlil istiyorsa nedeni çoğu zaman budur.

Bu kesme noktaları bir toplum için arzu edilen düzeyi anlatır, bir tanı değildir. Aynı uzlaşı, 190 mg/dL'nin üzerindeki bir LDL'nin kalıtsal bir yüksek kolesterol biçiminin işareti olabileceğini hatırlatır. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın elektronik sağlık kayıtlarıyla yapılan ulusal bir çalışmada, ailesel hiperkolesterolemi yetişkinlerin 158'de 1'inde olası ya da kesin bulundu ve yetişkinlerin %4,56'sında LDL 190 mg/dL'nin üzerindeydi. Aile öyküsünün konuşmaya dahil edilmesinin nedenlerinden biri budur.

LDL kaç çıkarsa tehlikeli sayılır?

Riskinizin geri kalanı nasıl görünürse görünsün, bazı sayılar kendi başına önemlidir. Bir sonraki rutin muayeneyi beklemek yerine hekiminizle doğrudan konuşmaya değer olanlar bunlardır.

  1. LDL 190 mg/dL ve üzeriTEMD kılavuzuna göre riski ne olursa olsun yaşam tarzı değişikliğiyle birlikte statin tedavisi önerilir; kalıtsal yüksek kolesterol de akla gelir.
  2. LDL 160 mg/dL ve üzeriSUT kurallarında, hipertansiyon, ailede erken kalp hastalığı ya da 65 yaş ve üstü gibi iki ek risk etkeniyle birlikte statin başlama koşullarından biridir.
  3. Tok trigliserit 440 mg/dL üzeriÖlçümün aç olarak tekrarlanması gerekir. TEMD'ye göre trigliserit 500 ile 1.000 mg/dL'nin üzerinde pankreatit gibi klinik sorunlara yol açabilir.
  4. Diyabet ya da kalp-damar hastalığı varsaEşik çok daha düşüktür: SUT, bu hastalarda LDL'nin 70 mg/dL'nin üzerinde olmasını statin koşulu sayar.

Lipid profilinin söylemedikleri

Damarlarınızın durumunu ölçmez. Yıllar içinde bu duruma katkıda bulunan maddeleri ölçer. Tek bir panel, ancak birkaç tane biriktiğinde bilgi vermeye başlayan bir çizgi üzerindeki tek bir noktadır.

Kalp-damar riskinizin geri kalanı hakkında da hiçbir şey söylemez: tansiyon, sigara, diyabet, aile öyküsü ve yaş, hiçbir lipid satırının gösteremeyeceği bir ağırlık taşır. LDL hedefinin kişiye özel olmasının nedeni tam olarak budur. Türkiye'de bu konu önemlidir: ulusal bir meta-analize göre yetişkinlerin yaklaşık %29'unda LDL yüksek, %46'sında HDL düşük, %36,5'inde trigliserit yüksek bulunuyor.

Ne sıklıkla kontrol ettirmeli?

TEMD kılavuzu, kan yağlarına genç yetişkinlerde beş yılda bir, 40 yaş üstü erkeklerde ve 50 yaş üstü ya da menopoz sonrası kadınlarda iki yılda bir, diyabeti, kalp-damar ya da kronik böbrek hastalığı olanlarda en az yılda bir bakılmasını önerir. Türk Kardiyoloji Derneği de 20 yaş üstündeki herkese, hekim başka bir şey önermedikçe en az beş yılda bir kolesterol ölçtürmesini önerir. Tedavi görüyorsanız ya da başka risk etkenleriniz varsa hekiminiz farklı bir sıklık belirler; aynı laboratuvarda kalmak eğilimi okumayı kolaylaştırır.