“Fonksiyon testi” adı yanıltıcı

Türkiye'de tahlil sonuçlarında karaciğer bölümü genellikle ALT (eski adıyla SGPT), AST (eski adıyla SGOT), ALP, GGT, total ve direkt bilirubin ile albümin satırlarından oluşur. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden iki hekimin Güncel Gastroenteroloji dergisinde yayımladığı derleme, “karaciğer fonksiyon testleri” adının herkesin yanlış olduğunu bildiği hâlde alışkanlıkla kullanılan bir terim olduğunu açıkça yazar: bu enzimler karaciğerin işlevini değil, uğradığı hasarı gösterir. Amerikan Gastroenteroloji Koleji de aynı nedenle “karaciğer testleri” demeyi tercih eder.

Karaciğerin gerçekten ne kadar iyi çalıştığını anlatan satırlar başka yerdedir: karaciğerin ürettiği albümin, pıhtılaşma süresini gösteren PT ve INR, karaciğerin temizlediği bilirubin. Enzimleri yüksek ama albümini normal bir sonuç ile enzimleri normal ama albümini düşük bir sonuç bambaşka şeyler anlatır.

Bu ayrım sık yaşanan bir şaşkınlığı da açıklar. ALT'si hafif yüksek çıkan biri, gayet iyi çalışan bir karaciğere sahip olabilir; sonuç kendisiyle çelişmiyor.

Kan tahlilinde karaciğer değerleri hangileri?

Her satırın kendi görevi vardır. Laboratuvar onları okunma sırasıyla hiç ilgisi olmayan bir düzende sıralayabilir; her biri için bir benzetme akılda tutmayı kolaylaştırır.

  1. ALT ve ASTKaraciğer hücrelerinin içindeki enzimler; hücreler tahriş olunca kana geçer. AST kasta, kalpte ve böbrekte de bulunur, ALT ise daha çok karaciğere özgüdür.
  2. ALP ve GGTSafra yollarının enzimleri. ALP, kemik ile karaciğerin paylaştığı bir bakım ekibi gibidir; GGT ise fabrikadaki bir kirlilik sensörü gibi çalışır.
  3. BilirubinYıpranmış alyuvarlardan geriye kalan sarı bir pigment, eski metaldeki pas gibi; karaciğer onu safraya aktarır.
  4. Albümin ve total proteinKaraciğerin ürettiği proteinler; bu panelde karaciğerin gerçek işlevine en yakın ölçüler bunlardır.

AST mi, ALT mi daha önemli?

Tek başına hiçbiri. AST kasta da bulunduğu için ALT karaciğeri daha güvenilir biçimde gösterir. Ama ikisi bir çift olarak okunur ve aralarındaki oran, tek başına hiçbirinin taşımadığı bir bilgi verir: Türk derlemesine göre akut viral hepatitte AST/ALT oranı genellikle 0,5 ile 0,7 arasındadır, alkole bağlı hepatitte ise 2'nin üzerine çıkar.

En önemlisi örüntüdür. ALT ve AST, ALP'den daha çok yükseldiğinde sorun karaciğer hücrelerinin kendisindedir; ALP daha çok yükseldiğinde dikkat safra akışına kayar. Amerikan kılavuzu bütün değerlendirmeyi bu ayrımın üzerine kurar ve bu ayrım tek bir sayıdan daha değerlidir.

Bilinmesi gereken bir ayrıntı daha var: gerçekten sağlıklı bir ALT, birçok sonuç kâğıdının düşündürdüğünden düşüktür. Amerikan kılavuzu bu sınırı erkeklerde 29 ile 33 U/L, kadınlarda 19 ile 25 U/L arasına koyar ve Türk derlemesi de aynı değerleri kullanır. Laboratuvarınızın daha geniş referans aralığına göre normal görünen bir değer yine de sorulmaya değer olabilir.

GGT neden en çok yanlış okunan satır?

GGT'nin bir alkol testi olduğu sanılır. Değildir. Alkol belirteçleri üzerine bir derleme, karaciğer enzimlerinin etanole özgü olmadığını açıkça yazar; birbiriyle yarışan nedenleri ayırmak için bu yüzden başka testler gerekir.

Aynı derleme, ALT ve GGT'nin insülin direnci ve metabolik sendromla da birlikte değiştiğini belirtir. İçki tüketimini izlemek için özel olarak yapılan bir çalışmada GGT'nin aynı anda birçok etkenden etkilendiği, karbonhidrattan yoksun transferrin (CDT) adlı özel bir belirtecin ise karaciğer hasarından bağımsız olarak tüketimi izlediği görülmüştür.

Türk derlemesi de GGT'nin yalnızca karaciğerde değil böbrekte, pankreasta ve dalakta da bulunduğunu, fenitoin ve barbitürat gibi ilaçlarla yükselebildiğini hatırlatır. Yani yüksek bir GGT, karaciğerinizi bir şeyin fazladan çalıştırdığını söyler. Alkol adaylardan biridir; kilo, bazı ilaçlar, safra yolu sorunları ve yağlanma da öyle.

Türkiye'de karaciğer yağlanması çok yaygın

Acıbadem check-up merkezlerine 2007 ile 2016 arasında başvuran, görünüşte sağlıklı yetişkinlerin ultrason sonuçlarını inceleyen bir çalışmada karaciğer yağlanması sıklığı %48,3 bulundu ve on yılda %43,5'ten %53,1'e çıktı. Kapadokya kohortunda da ultrasonla en sık saptanan bulgu, katılımcıların %60,1'inde görülen karaciğer yağlanmasıydı.

Bu oranlar ultrasonla ölçüldü, kan tahliliyle değil. Ama rutin tahlillerdeki hafif enzim yükselmelerinin çoğu bu arka plana karşı, kilo, kan şekeri ve kan yağlarıyla birlikte okunur. Karaciğer değerlerinin tek başına değil, glukoz ve kolesterol satırlarıyla yan yana okunmasının nedeni de budur.

Türkiye'ye özgü bir başka arka plan hepatit B'dir. 23 bölgede ev ziyaretleriyle yapılan TURHEP çalışmasında yetişkinlerin %4,0'ında HBsAg pozitifti ve nüfusun en az üçte biri virüsle karşılaşmıştı. Nedeni açıklanamayan ve süren bir ALT yüksekliğinde hepatit testleri bu yüzden ilk sorulanlar arasındadır.

Karaciğer değerlerini ne bozar?

GGT, ALP ile birlikte okunur: ikisi birlikte yükseldiğinde dikkat karaciğer hücrelerinden çok safra yollarına yönelir. Türk derlemesinin tablosuna göre ALP yüksek ama GGT normalse kemik ya da gebeliğin son üç ayı, GGT tek başına yüksekse alkol, ilaç ya da zehirli bir etken akla gelir. Bilirubin de panelin geri kalanıyla ve tam kan sayımıyla birlikte okunur, çünkü alyuvarlar normalden hızlı yıkıldığında da yükselir; bunun karaciğer hasarıyla ilgisi yoktur.

Bu satırların her biri ne yaptığınıza göre de okunur. Yoğun egzersiz AST'yi kastan yükseltir, yakın zamanda geçirilen viral bir enfeksiyon karaciğeri bir süre tahriş edebilir ve reçetesiz olanlar dahil birçok ilaç bu sayıları oynatır. Amerikan kılavuzu hekimlerden her şeyden önce reçeteli ve reçetesiz ilaçları gözden geçirmelerini ister; Türk derlemesi bitkisel ürünlerin de sorgulanmasını ister ve karaciğeri zorlayabilecekler arasında yeşil çayı da sayar.

Hafif bir enzim yüksekliğinde ne yapılır?

Hafif yükselmeler sık görülür ve çoğu zaman geçicidir; üstelik her referans aralığı sağlıklı insanların yaklaşık yirmide birini dışarıda bırakır. Türk derlemesi, normalin üst sınırının iki katına kadar olan yükselmeleri “sınırda” olarak sınıflandırır. Olağan sonraki adım çoğu zaman görüntüleme değil, belirgin etkenler bir kenara bırakılarak birkaç hafta sonra yapılan bir tekrardır.

Yükseklik sürerse önce sık nedenlere bakılır: viral hepatitler, yağlanma, alkol ve ilaçlar; demir birikimi ya da otoimmün hepatit gibi daha seyrek durumlar sonra gelir. Sırayı, örüntüye bakarak hekiminiz belirler.