Demir eksikliği tahlilinde neler bakılır?

Demir eksikliği için istenen tahlil genellikle dört ölçümü bir araya getirir: serum demiri, total demir bağlama kapasitesi (sonuçlarda çoğu zaman TDBK ya da TIBC diye yazar), transferrin satürasyonu ve ferritin. Hematoloji Uzmanlık Derneği'nin hasta bilgilendirme sitesi de bu testleri sayar ve önemli bir uyarı ekler: vücuttaki toplam demir düşük olsa bile serum demiri normal çıkabilir, bu yüzden diğer testler de yapılır.

Ferritin, vücudun ileride kullanmak üzere kenara koyduğu çelik bir kasa gibidir. Diğer üç ölçüm ise şu anda dolaşımda olanı ve taşıma sisteminin ne kadar dolu olduğunu anlatır. Kasa ile akış farklı sorulara cevap verir; yalnızca serum demirini gösteren bir sonucun yorumlanması bu yüzden zordur.

  1. FerritinKasa; en sık sorulan soru için, yani demiriniz eksik mi diye, en çok önem taşıyan satır.
  2. Serum demiriKanın alındığı anda dolaşımda olan demir; demir tahlilinin genellikle sabah yapılmasının nedeni budur.
  3. TDBK (TIBC) ya da transferrinKanın demir taşıma kapasitesi; demiri taşıyan protein üzerinden ölçülür ve eksiklikte genellikle yükselir.
  4. Transferrin satürasyonuBu kapasitenin gerçekten dolu olan yüzdesi; %20'nin altı yaygın kullanılan bir eksiklik işaretidir.

Demir eksikliği hemogramda çıkar mı?

Tam kan sayımı demiri ölçmez. Hemoglobini ve alyuvarların büyüklüğünü gösterir; bunlar ancak eksiklik, alyuvar yapımını etkileyecek kadar uzun sürdükten sonra değişir. Türk Hematoloji Derneği'nin yetişkinler için kılavuzu da iki basamak tanımlar: önce vücuttaki toplam demir azalır ve henüz kansızlık yoktur, sonra eksiklik alyuvar yapımını bozduğunda demir eksikliği anemisi gelişir.

Bu ara dönem sanıldığından geniştir. Türkiye'de bir üniversite hastanesinde periyodik muayeneden geçen 712 hemşirenin incelendiği çalışmada hemoglobin %16,3'ünde düşükken ferritin %30,6'sında düşüktü; demir eksikliği anemisi ise %10,7'sinde vardı. ABD'de 12–21 yaş arasındaki kızlarda da demir eksikliği olanların %83,6'sında kansızlık yoktu. Normal bir hemogram düşük demiri dışlamaz.

Ferritin sınırı gerçekten tartışmalı

Sayınızı herhangi bir şeyle karşılaştırmadan önce bilmeniz gereken kısım budur. Türkiye'deki sonuçlarda ferritin genellikle ng/mL ile yazılır; bu, birçok çalışmada kullanılan µg/L ile aynı sayıdır, yani 30 ng/mL ile 30 µg/L aynı şeydir.

Türk Hematoloji Derneği kılavuzu, eşlik eden bir hastalık yoksa tanı için 12–15 µg/L sınırını verir, 15 ile 50 arasını olası demir eksikliği sayar ve kronik bir hastalık varsa sınırı 50'ye çıkarır. Meslek kuruluşlarının 29 kılavuzunu karşılaştıran sistematik bir derleme ise önerilerin büyük farklılık gösterdiğini ve çoğu durumda 100'lük ferritin sınırının, %20'lik transferrin satürasyonuyla birlikte düşünülmesi gerektiğini söyler; ağır adet kanaması olan genç kadınlar gibi özel durumlar bunun dışındadır. İltihabı olmayan kişiler üzerinde çalışan bir İsviçre uzman uzlaşısı 30'un iyi bir doğruluk verdiğini, satürasyon %20'nin altındaysa 30–50 arasının da eksikliği gösterebileceğini bulmuştur. Amerikan Gastroenteroloji Derneği ise anemisi olanlarda 15 yerine 45 sınırını önerir.

Hepsi birlikte okunduğunda pratik sonuç açıktır: laboratuvar alt sınırı 15 olan bir sonuçta 25'lik ferritin kendiliğinden “iyi” sayılmaz ve sonucunuza basılan alt sınır birkaç gelenekten yalnızca biridir. Ferritin kendi içinde de dalgalanır: Türkiye'de sağlıklı gönüllülerle yapılan haftalık ölçümlerde, iki sonuç arasındaki farkın gerçek bir değişiklik sayılması için yaklaşık %48'lik bir fark gerekiyordu. Bu, bir tablodan çözülecek bir satır değil; belirtilerinizle birlikte hekiminize sorulacak bir sorudur.

15
Türk Hematoloji Derneği tanı sınırı, eşlik eden hastalık yoksa (µg/L)[1]
30
İsviçre uzlaşısının sınırı, iltihap yokken (ng/mL)[6]
45
Amerikan gastroenteroloji sınırı, kansızlıkta (ng/mL)[7]
100
29 kılavuzu karşılaştıran derlemenin çoğu durum için önerdiği sınır (ng/mL)[5]

İltihap eksikliği gizleyebilir

Ferritin aynı zamanda bir akut faz proteinidir: depodaki demirden bağımsız olarak iltihapla yükselir. İltihaplı bağırsak hastalığı, kalp yetmezliği, kronik böbrek hastalığı ya da geçici bir enfeksiyon, alttaki depo boşken ferritini normal aralığa çıkarabilir.

Demir tahlilinin CRP gibi bir iltihap belirteciyle birlikte okunmasının ve transferrin satürasyonunun işe yaramasının nedeni budur; Türk Hematoloji Derneği kılavuzu da yüksek ferritini değerlendirirken CRP'ye bakılmasını ister. Bu kronik hastalıklarda kanıtları inceleyen bir derleme, 100'ün altındaki ferritini ya da %20'nin altındaki satürasyonu demir eksikliğiyle uyumlu, satürasyon %20'nin altındayken 100 ile 300 arasındaki ferritini ise eksikliği doğrulayan bulgu olarak kabul eder.

Tersi daha basittir: iltihap ferritini aşağı değil yukarı iter, bu yüzden düşük bir ferritini başka bir şeyle açıklamak zordur.

Düşük demir, düşük ferritin ya da yüksek değer: her biri neyi düşündürür?

Düşük demir mi, düşük ferritin mi daha kötü? Bunlar rakip değil, farklı ölçümlerdir. 29 kılavuzun karşılaştırıldığı derlemede bütün kılavuzlar demir eksikliğini ferritinle tanımlıyordu, çünkü depoyu o yansıtır. Tek başına düşük bir serum demiri tek bir anı anlatır ve depolar yeterliyken bile iltihap onu aşağıda tutabilir.

Yüksek değerlerin de kendi kısa listesi vardır. Yüksek bir serum demiri hemokromatoz gibi bir demir birikimine, kurşun zehirlenmesine ya da karaciğer hastalığına işaret edebilir; yüksek bir ferritin ise çoğu zaman fazla demirden çok iltihabı yansıtır. Hangisinin geçerli olduğu tahlilin bütününden okunur; yüksek bir değer bir sonuç değil, hekiminizle konuşmak için bir nedendir.

Tahlilden önce ve sonra

Serum demiri o anı yansıttığı için demir tahlili genellikle sabah verilir ve hekiminiz 12 saat aç kalmanızı isteyebilir. Demir ilacı kullanıyorsanız laboratuvara söyleyin ve öncesinde ara verip vermemeniz gerektiğini sorun; cevap, hangi satırların ölçüldüğüne bağlıdır.

Bir eksiklik bulunursa sayıdan çok nedeni önemlidir. Türk Hematoloji Derneği kılavuzu, demir eksikliği anemisinin düzeyi ne olursa olsun nedeninin araştırılmasını ister; erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda bunun genellikle kan kaybına bağlı olduğunu ve nedenlerin üçte birini sindirim kanalından kanamaların oluşturduğunu yazar. Muayene, bu açıklamayı bulmak içindir.